İçeriğe geç
Gerçek Tek

Gerçek Tek: Hayata pratik, gökyüzüne meraklı bakış

Para ve Tasarruf 4 dk okuma

Ev Sigortası Neyi Kapsar, Neyi Kapsamaz?

Zorunlu deprem sigortası ile konut sigortasının farkı, eksik sigorta riski, muafiyet oranları ve sık karşılaşılan istisnalar; poliçeyi okurken bakılması gereken maddeler.

Yazar: Derya Koral

Ev sigortası, çoğu kişinin varlığını bildiği ama içeriğini okumadığı bir belgedir. Poliçe genellikle konut kredisi alınırken zorunlu olarak yapılır, dosyaya konur ve yıllarca açılmaz. Sorun çıktığında ise beklenen ile gerçekleşen arasında büyük bir fark ortaya çıkar. Oysa poliçenin neyi kapsadığını bilmek, hem gereksiz prim ödemeyi hem de en çok ihtiyaç duyulan anda karşılıksız kalmayı önler.

Sigortanın devreye girmesi gereken olayların önemli bir kısmı aslında önlenebilir niteliktedir. Tesisat donması, çatı sızıntısı ve baca kaynaklı sorunlar bunların başında gelir; bu nedenle ısınma sezonuna hazırlığın adımları aslında bir sigorta konusu kadar önemlidir. Aşağıda ev sigortasında bilinmesi gereken temel başlıkları topladık.

Zorunlu Deprem Sigortası Neyi Kapsar

Zorunlu deprem sigortası, adından da anlaşılacağı gibi yalnızca depremin ve depremin doğrudan yol açtığı yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının binada oluşturduğu maddi zararları kapsar. Kapsamı binanın kendisidir; yani duvarlar, temeller, çatı, merdivenler ve ortak alanlar. Ev içindeki eşyalar bu kapsamda değildir. Ayrıca teminat, belirli bir azami tutarla sınırlıdır ve bu tutar her yıl güncellenir.

Konut Sigortası ile Farkı

İsteğe bağlı konut sigortası, zorunlu deprem sigortasının bıraktığı boşlukları doldurur. Yangın, hırsızlık, su baskını, dahili su hasarı, cam kırılması ve fırtına gibi riskler bu poliçelerde yer alabilir. Eşyalar da genellikle ayrı bir teminat kalemi olarak sigortalanır. İki poliçe birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısıdır; birinin varlığı diğerine olan ihtiyacı ortadan kaldırmaz.

Bina mı Eşya mı Sigortalı

Poliçe okunurken ilk bakılması gereken ayrım budur. Kiracıysanız binayı sigortalatmak size düşmez; ancak eşyalarınızı sigortalatmak tamamen sizin sorumluluğunuzdadır. Ev sahibinin poliçesi, kiracının eşyalarını kapsamaz. Bu ayrımı bilmeyen birçok kiracı, bir su baskını sonrasında hiçbir teminat olmadığını fark eder. Eşya sigortası genellikle düşük primli bir üründür ve kapsamı beklenenden geniş olabilir.

Teminat Bedelini Doğru Belirleyin

Sigorta bedelini olduğundan düşük belirlemek, prim tasarrufu gibi görünür ama hasar anında ciddi kayıp yaratır. Eksik sigorta durumunda ödenecek tazminat, beyan edilen bedelin gerçek değere oranı ölçüsünde azaltılabilir. Yani yarı değerinde sigortalanmış bir evde, küçük bir hasarda bile tazminatın yarısı ödenir. Bu nedenle bedelin, yeniden yapım ya da yerine koyma maliyetine göre belirlenmesi gerekir.

Muafiyet ve Uygulama Oranı

Birçok poliçede belirli bir muafiyet vardır; yani belirli bir tutarın altındaki hasarlar ödenmez ya da hasarın belirli bir yüzdesi sigortalıya aittir. Bu oran, primi doğrudan etkiler. Yüksek muafiyet seçmek primi düşürür ama küçük hasarlarda poliçeyi işlevsiz kılar. Poliçe karşılaştırırken yalnızca prim tutarına bakmak yanıltıcıdır; muafiyet oranı bilinmeden iki poliçe kıyaslanamaz.

Sık Karşılaşılan İstisnalar

Her poliçenin bir de kapsam dışı listesi vardır ve bu liste genellikle sözleşmenin sonlarında yer alır. Bakımsızlıktan kaynaklanan aşınma, uzun süre boş bırakılan evlerde oluşan hasarlar, ruhsatsız yapılan tadilatların sonuçları ve önlenebilir nitelikteki donma hasarları sık görülen istisnalardır. Bu maddeleri poliçe alınırken okumak, hasar anında yaşanacak sürprizi baştan ortadan kaldırır.

Boş Bırakılan Ev Meselesi

Poliçelerin çoğunda, evin belirli bir süreden uzun süre boş bırakılması durumunda teminatın daraldığına dair bir madde bulunur. Uzun süre yurt dışında olacak ya da yazlığını aylarca kapalı tutacak kişiler için bu madde kritik önemdedir. Böyle bir durum söz konusuysa sigorta şirketine önceden bilgi vermek ve gerekirse ek teminat almak gerekir.

Kış Hazırlığı Hasarı Önler

Sigorta bir güvence sağlar ama hasarın kendisini yaşamamak her zaman daha iyidir. Sezon başında kombi bakımının yapılması, dış tesisatın donmaya karşı korunması, çatı ve oluk kontrolü, pencere contalarının gözden geçirilmesi; hem konforu artırır hem de en sık görülen kış hasarlarının önüne geçer. Ayrıca birçok poliçede, bakımsızlıktan doğduğu tespit edilen hasarlar kapsam dışında kalır.

Hasar Anında Yapılacaklar

Bir hasar meydana geldiğinde ilk adım güvenliği sağlamak, ikinci adım ise durumu belgelemektir. Fotoğraf ve video çekmek, hasarın büyüklüğünü kanıtlamanın en pratik yoludur. Sigorta şirketine bildirim, poliçede belirtilen süre içinde yapılmalıdır. Eksper gelmeden hasarlı alanda kapsamlı onarıma başlamamak önemlidir; yalnızca hasarın büyümesini engelleyecek acil müdahaleler yapılmalıdır. Fatura ve fişlerin saklanması da tazminat sürecini hızlandırır.

Yıllık Gözden Geçirme

Poliçeler her yıl otomatik olarak yenilenebilir ve bu kolaylık, çoğu zaman fazla prim ödemeye yol açar. Yenileme döneminde birkaç teklif almak, aynı teminatın belirgin biçimde farklı fiyatlarla sunulabildiğini gösterir. Aynı şekilde ev değeri, eşya envanteri ve yaşam koşulları değişmişse teminat tutarları da güncellenmelidir. Değişen bir tabloya eski poliçeyle devam etmek, hem eksik hem gereksiz teminat riski taşır.

Poliçeyi Bir Kez Okuyun

Bu belgelerin tamamı hukuki dille yazılmıştır ve okumak kimseye cazip gelmez. Ancak yılda bir kez, yarım saat ayırıp teminat listesi ile istisna listesini okumak yeterlidir. Bu yarım saat, hasar anında yaşanacak belirsizliği büyük ölçüde ortadan kaldırır. Anlaşılmayan maddeleri acenteye sormak ve alınan yanıtı yazılı olarak istemek de sonradan çıkabilecek anlaşmazlıklarda en sağlam dayanaktır.